Aliexpress’den Alışveriş

Merhabalar,

Online alışverişin zirveye yerleştiği dönemde hepimiz en azından yerli alışveriş sitelerinden alışveriş yapıyoruz. Aliexpress benimde uzun zamandır takip ettiğim ama bir türlü alışveriş yapamadığım bir siteydi. Aldığım ürünün Çin’den gelecek olması bazı soru işaretleri oluşturuyor tabii. Bu yazı da mümkün mertebe kendi deneyimlerimden elde ettiğim çıkarımları yazacağım.

Öncelikle nedir bu Aliexpress? Aliexpress, Çin merkezli uluslararası bir online alışveriş sitesidir. Şunu söylemeden geçmeyeceğim, Aliexpress en çok Alibaba ile karıştırılıyor. Bildiğim kadarıyla Alibaba sadece toptan satış yapan bir site. Ayrıca bu tarz bir çok site mevcut Dealextreme, Banggood gibi. İçlerinde en popüleri Aliexpress olduğu için bunu anlatmak istedim.

Anlatmaya geçmeden önce sizlere büyük resmi görmeniz için şöyle bir örnek vermek istiyorum: Bu Kasım ayında Alibaba.com bir günde tam olarak 17.8 milyar dolarlık  satış gerçekleştirdi.(THY marka değeri yaklaşık 2.5 milyar dolar.)

Gelelim Aliexpress ile ilgili söyleyeceklerime,

  • Öncelikle sitenin güvenliğinden bahsetmek istiyorum. Haklı olarak hepimiz Çin merkezli bir firmadan alışveriş yapacağımız için endişe ediyoruz fakat Aliexpress güvenlik olarak en ufak bir şüphe uyandırmasın içinizde. Gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilirsiniz. Yine de içiniz rahat etmezse düşük limitli bir kredi kartı kullanın.
  • Alışveriş yaparken kredi kartınızın yurtdışına açık olduğuna emin olun. Eğer kapalıysa müşteri hizmetlerini arayarak Aliexpress üzerinden alışveriş yapacağım derseniz onlar halledeceklerdir.
  • Aliexpress’de alışverişlerinizi dolar olarak yaparsınız. Kredi kartı ekstrenize ise dolar* o günün banka kuru olarak yansır.
  • Siparişleriniz 30 doları geçmesin. Eğer geçerse gümrüğe takılır.
  • Aliexpress’de kargo ücreti yoktur tabiri yanlış. Bazı satıcılar kargo ücreti talep ederler. Bu yüzden bir ürün aranırken filter kısmından free shipping seçeneği işaretli olmalıdır.
  • Adres yazarken kesinlikle Türkçe karakter kullanmıyoruz.
  • Alacağımız ürünün satıcısının yüksek puan almış olmasına dikkat ediyoruz ve daha önce yapmış olduğu satışlardan gelen yorumları kesinlikle okuyoruz.
  • Almış olduğunuz ürün PTT kargo tarafından kapınıza kadar getiriliyor fakat şöyle bir durum var bu benim oturduğum yerin PTT’sine mi özel bilmiyorum. Kargoyu yukarı çıkartmak yerine aşağıya posta kutusuna atıp gidiyorlar. Bu sebeple arada bir posta kutusunu kontrol etmekte yarar var.
  • Satıcılar ürün kırılabilir olmamasına rağmen itinayla paketliyor siparişlerinizi.
aliexpress
Elime ulaşan bir sipariş

 

  • Bir ürün alırken confirm süresinin minimum 50-60 gün olmasına dikkat ediyoruz. Çünkü normal koşullarda kargolar 15-30 gün içinde elimize ulaşıyor.50 gün sonunda elimize ulaşmayan ürün için open dispute seçeneği oluşturarak paramızın geri iadesini istiyoruz. 

 

Confirm süresi ve iade için open dispute

  • Gönderilen ürünler free shipping seçeneğiyle alınmış ise en ucuz yol olan China Post vb. kurumlar aracılığı ile yollanıyor. Size bir tracking kod verse bile buna inanmayın. Neden böyle söylüyorum 2 tane kargom hala yolda gözükmesine rağmen elime ulaşmıştı. Yinede takip etmek isteyenler için site üzerinde takip mümkün.
aliexpress3
Kargo takip ekranı

 

Son olarak demek istediğim, Çin bu tarz sitelerden her yıl milyarlarca dolar para kazanıyor bu yüzden satıcılar emin olun büyük küçük demeden itinayla paketliyorlar siparişlerinizi. Fakat unutmamak gereken bir nokta var ki siparişlerimiz Çin’den geliyor. Çok ufak bir ihtimal de olsa kargonuzun yolda kaybolabileceği veya deforme olabileceği ihtimali var, bu yüzden elinize ulaşmazsa da üzülmeyeceğiniz şeyler sipariş edin. İyi alışverişler.

 

Görüşmek üzere…

JBL GO İncelemesi

Herkese Merhaba,

Bu yazım bir otomobil incelemesi üzerine olacaktı fakat karar değiştirerek severek kullandığım bir ürünü tanıtmaya karar verdim. Bahsettiğim ürün JBL markasının GO modeli olarak üretilen kablosuz hoparlör.

Bana özel bir  durum mu biliyorum fakat çalışırken veya internette gezerken dinlediğim müziğin bilgisayarımın kendi kaynağından gelmesi bana hem yetersiz geliyor hem de rahatsız ediyor. Sesin arkadan bir yerden gelmesi nedense daha çok hoşuma gidiyor. En azından sizin içinde bilgisayarların ses gücünün yeterli olmadığı konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Aslında daha öncede bu tarz bir cihaz kullanmış ve arıza yapınca yeniden bir arayışa girmiştim ve karşıma JBL GO çıktı.

 

Kısaca markadan bahsetmek gerekirse, ben JBL markasını neden öyle bilmiyorum bu güne kadar Japon sanırdım fakat araştırma yapınca gördüm ki aslında Los Angeles merkezli eski bir firma. Hatta biraz daha araştırınca gördüm ki JBL markası bir süre evvel Harman International’a satılmış. Nedir Harman International? Bir çoğumuzun premium araba markalarından bildiğimiz Harman/Kardon ses sistemlerini üreten firma. Ürünü alırken kutusunun üzerinde ”by Harman” ifadesini görmek beni bir tık daha yakınlaştırdı ürüne.

jbl-go3
JBL GO

 

Cihazın tasarım özelliklerine gelecek olursam dikdörtgen prizma şeklinde ve farklı renk seçenekleri mevcut. Elinize aldığınız zaman kaliteli bir yapısı olduğu hissiyatı veriyor. çok ağır değil ama hafif de diyemem. Boyut olarak neredeyse avuç içinize sığacak boyutta. Üst kısmında  power, ses, bluetooth ve çağrı cevaplama tuşları mevcut.

 

 

jbl-go
JBL GO ve Şarj Kablosu

Power,ses ve bluetooth tuşlarının işlevi malum. Çağrı cevaplama tuşundan şarkı dinlerken şarkı atlayabilir veya telefonunuza cevap verebilirsiniz.

jbl-go1
AUX, şarj ve mikrofon

 

 

Cihazın sağ tarafında anahtarlık takmak için bir boşluk mevcut. Bence çok mantıklı olmamış, anahtarlık takılacak kadar küçük bir cihaz değil.

 

jbl-go2
Anahtarlık takabileceğiniz boşluk.

Öbür tarafında ise AUX girişi, şarj girişi ve mikrofon mevcut. Cihaz üzerinden konuşmak isterseniz mikrofon kesinlikle işiniz görecektir.

Gelelim cihazın teknik özelliklerine:

  • Cİhaz bağlantı için bluetooth 4.1 ve üstü veya AUX kullanıyor.
  • Çıkış gücü 3.0W
  • Ses gücü >80db
  • Bataryası 5 saate yakın şarkı dinleme imkanı veriyor.
  • Şarj süresi 1 saat civarı.

 

Gelelim benim kendi görüşlerime:

Ben cihazı kapalı ortamda kullanmak için aldım ve kesinlikle  fazlasıyla ihtiyacımı karşıladı. Rahatlıkla söyleyebilirim ki ev ortamında son seste kullanma ihtiyacı hissetmedim. Yüksek seslerde ve baslarda sesin temizliği çok yüksek derecede. Daha önce Beats Pill kullanmış birisi olarak çok büyük bir fark görmedim ses kalitesi olarak. Beats Pill’in bir farkı, açık alanda da rahat rahat kullanabiliyorduk, ses çıkış gücü çok iyi düzeydeydi. JBL GO için açık alanda henüz kullanmadığım için bir şey söyleyemeyeceğim ama fazla bir beklentiniz olmasın. Şarjı çok iyi gidiyor. 5 saatten fazladır da az değildir. Ayrıca 45-60dk gibi bir sürede bataryası tam doluluğa ulaşıyor.

Kısaca nasıl kullanılacağından da bahsedeyim. Cihazın hoparlör kısmındaki JBL yazısının B harfinin üstünde bir ışık bulunmakta. Bu işiğin işlevleri şöyle:

  • Kırmızı ışık cihaz kapalı ve şarj oluyor veya şarjı bitmek üzere
  • Yanıp sönen mavi ışık,power tuşuna bastığınızda ışığın vereceği tepkidir. cihaz açık ve daha önceden eşleşmiş olduğu cihaz var ise eşleşebilir.
  • Hızlı yanıp sönen mavı ışık, cihaz açıkken bluetooth tuşuna bastığınızda cihazın verdiği tepkidir ve yeni bir cihaza bağlantı yapacaksa aramaya geçmiştir.
  • Mavi-kırmızı karışık ışık, cihaz çalışırken şarja takarsanız göreceğiniz ışıktır.

 

JBL GO RESET: Geçenlerde kapalı durumda cihazı şarj ettikten sonra cihazda kırmızı ışık yanmaya devam etti ve power tuşuna bastığımda hiçbir tepki alamadım. JBL GO’yu resetlemek için yapmanız gerek power tuşuna min 30 saniye basılı tutmak. Bu resetleme olayını yaparak cihazım yeniden çalıştı.

 

JBL GO, özetle özellikle kapalı alanlarda ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek kullanışlı, kaliteli bir cihaz. Fiyat olarak 100-140TL gibi rakamlara alabilirsiniz.

 

Görüşmek üzere…

 

 

 

 

 

Xiaomi Mi Band İnceleme

Herkese tekrardan merhabalar,

Bir önceki yazımın sonunda bahsettiğim gibi bu yazımda sizlere çok severek kullandığım ilk giyilebilir teknoloji ürünüm olan Xiaomi Mi Band serisini anlatacağım. Aslında internetten çeşitli incelemeler mevcut ama tabii herkesin kullanım amacı, gördüğü eksiklikler farklı ayrıca bu yazıda Xiaomi markasının ürettiği 3 bileklik de bulunacak çünkü üçünü de satın alıp kullandım. 🙂

xiaomi-mi-band
Xiaomi Mi Band 1-1S ve 2

Öncelikle şunu belirtmek zorundayım ki tanıtacağım ürünler smart watch değil. Bu ürünler sınıflanırken smart wrist band grubuna giriyor. Bu sebeple anlatacağım ürünleri bu gruba göre değerlendirmenizi istiyorum.

Smart watchların ortaya çıkmasıyla beraber giyilebilir teknoloji dünyasında ürün çeşitliliği hızlı şekilde arttı. Ben  ilk kez Amerika’da bulunduğum süre içersinde bir çok insanın kolunda Fitbit isimli akıllı bilek üreticisinin cihazlarını görmüştüm. Sade tasarıma sahip bu bileklik daha çok spor yapan insanlar tarafından tercih ediliyor ve baz modeli 49.99 dolardan satılıyordu. Amerika’da bu bilekliği deneme şansım oldu ve gayet memnun kalmıştım.

Gelelim Xiaomi Mi Band serisine, seride 3 adet bileklik var. Mi Band 1, Mi Band 1S ve Mi Band 2. 3 bilekliği de kullandım ve sırayla hepsini anlatacağım. Öncelikle bu bilekliklerin ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Dediğim gibi akıllı bileklikler daha çok spor-sağlık için tasarlanmıştır bu sebeple en temel özelliği adım saymak. (Şunu da belirtmeden geçmeyeyim bileklikleri Iphone ile senkornize kullanıyorum, androidde daha fazla özellik mevcut.)

Xiaomi Mi Band 1

            Xiaomi Mi Band 1

  • Serinin ilk akıllı bilekliği.
  • 2016 yılında tasarım ödülü almış
  • Ekran bulunmuyor. Üzerinde 3 adet nokta ışık var. Bu ışıklar sayesinde bildirim alabiliyorsunuz.
  • Şarjı inanılmaz derece de iyi gidiyor. 36 gündür kullanıyorum ve hala %10 şarjı var.
  • Uygulaması çok kullanışlı. Benim için en kullanışlı özelliklerindem birisi alarm özelliği. 12 gündür kesinlikle şaşmadan uyandırdı beni. Titreşimi yeterli düzeyde, uyandırmadığı bir gün olmadı.
  • Adım sayma özelliğine gelirsek. Cihaz kol hareketinden adım saydığı için gün içinde yürümeden yaptığınız bazı hareketleri de adım atmışsınız gibi sayıyor fakat bu çok önemsenecek bir miktar değil.(%10 kadar bir fazlalık.) Ayrıca Fitbit kullanmış birisi olarak onda da adımı fazla gösterme mevcuttu.
  • Koşu yaptığım için benim için spor esnasındaki adım sayması çok daha önemli ve söyleyebilirim ki %100 doğru sonuç veriyor.(Gps üzerinden yaptığım denemeyle bunu gördüm.)
  • Koşu esnasında yanımda telefon taşımak istemiyorum fakat en azından ne kadar koştuğumu bilmek istiyorum. Bunun için uygulama üzerinden ”my goals” kısmından hedefimi, koşmak istediğim miktar kadar seçiyorum.”10000 adım” gibi(7 km yapıyor.) Daha sonra koşuya başladığım zaman kaç adım attığımı görmek için kolumu aşağıya doğru sarkıtıp bir kaç sn bekliyor, daha sonra kolumu yukarı kaldırıp miband’ı dik biçimde tutuyorum. Miband üstündeki ışıklar yanarak bana koşum hakkında bilgi veriyor.(2 ışık yanarsa hedefimin 1/3-2/3 arasında bir mesafe koşmuşum gibi.) Böylece koşu esnasında yanıma cep telefonumu almama gerek kalmıyor.
  • Gelen bir arama esnasında bileklik titiriyor.(androidler de herhangi bir uygulamadan gelen bildirimde titriyormuş.)
  • Sıkça sorulan sorulardan biri şu: Bilekliğin adım sayması veya alarmın titremesi için telefona bağlı olmasına gerek var mı? Hayır yok. Bluetoothla bağlı olmadan da adım sayabilir, kurduğunuz alarm ile titreyebilir. Sadece telefona gelen çağırlar esnasında titremesini istiyorsanız telefonunuza bağlı olması lazım.
  • Cihazın ufak bir hafızası var gün içindeki aktivitenizi kaydediyor ve telefona bağladığınız zaman aktarım yapıyor.
  • Uyku özelliğine gelecek olursak, uykuya dalış ve uyanış süresini çok net gösteriyor. Hatta gece kalkıp kısa süreli su içme, tuvalet vb. aktiviteleri 1 dk bile olsa uyanık geçen süre olarak gösteriyor. Gerçekten çok hassas. Uyku özelliği ile ilgili anlayamadığım tek şey derin uyku tanımlaması. Bunu nasıl ölçüyor bilmiyorum ama şu zamana kadar hiç 2 saatin üstünde derin uyuduğum olmadı.
  • Tam bir f/p ürünü diyebilirim.
  • Bilinen internet sitelerinde 50TL gibi bir fiyata alınabilir.

Xiaomi Mi Band 1S

Mi Band 1 ile aynı tasarıma ve aynı özelliklere sahip. Tek farkı nabız ölçme özelliğine sahip olması. Bire bir doğru ölçüm verdiğini söyleyebilirim. 60TL gibi bir fiyatı var.

Xiaomi Mi Band 2

Xiaomi Mi Band 2

Gelelim şu an kullanmakta olduğum bilekliğe. Xiaomi bu bileklikle biraz smart watch olayına da adım atmış gibi görüyor. Özelliklerini kısaca sıralayayım.

  • Ufak bir OLED ekrana sahip.
  • 20 gun şarj ömrü var.
  • Ekran üzerinden facebook, twitter, sms vb. uygulamaların bildirimlerini alabilirsiniz.
  • Mi band 1 deki bütün özellikler mevcut.
  • Gelen çağrıda ve sms de ekranda arayan kişinin ismi gözükür.
  • Bileğinizi döndürerek veya üzerindeki dokunmatik tuşa basarak saate bakabilirsiniz.
  • Ekran üzerinden adım sayınız, yaktığınız kalori, mesafe, nabız ölçümü ve batarya durumu gözlemlenebiliyor.
  • Faze hareketsiz kaldığınız zaman sizi uyarıyor.
  • Fiyat 130-150TL.

Kısacası Mi Band 2 beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Bu bildirim olayı bilekliği  akıllı saat grubuna sokmuş desem yalan olmaz.

Gelecek güncellemelerden beklentilerim:

  • Şu an sadece gelen aramalarda ve sms mesajlarında gönderen kişinin ismi yazıyor. Bunun whatsapp vb. uygulamalarda da görünmesi lazım.
  • Gelen bildirimler ekranda akan yazı olarak görülebilir. Mesajlar akan yazı şeklinde okunabilir.

ÖNEMLİ: Mi band 2 üzerinden arayan ve sms atan kişinin ismini görebilmek için öncelikle telefonumuzun dilini İngilizce yapıyoruz. Daha sonra Mifit uygulamasını açıyoruz ve bilekliğimizle senkornize ediyoruz. Bileklik kendini update ediyor. Updateden sonra artık smslerde ve çağrılarda arayan kişinin ismini görebilirsiniz. Daha sonradan telefonun dilini yeniden türkçe yapabilirsiniz.

Uygulamadan bahsetmek gerekirse çok kullanışlı ve basit olmuş. Ayrıca Mi Band kullanan arkadaşlarınızı uygulama üzerinden ekleyip onların günlük aktivitelerini de görebiliyorsunuz. Uygulamayla ilgili bir kaç görsel paylaşmak istiyorum.

Arkadaşlarınızın aktivitelerini görebileceğiniz ekran ve giriş ekranı

Umarım beğenerek okumuşsunuzdur. Bileklik alacaklara yardımcı olabilmişimdir. Xiaomi markası Çin menşeli olmasına rağmen emin olun gerçekten kaliteli ürünler üretiyor içiniz rahat olsun. Yorum yapmayı unutmayın. Görüşmek üzere…

Iphone 6S Batarya Sorunu

Herkese merhaba arkadaşlar,

Bu yazımı geçen hafta yaşadığım bir olay ile ilgili yazmak istedim. Öncelikle şunu söylemek isterim ki tam bir Apple fanıyım ama bu demek değildir ki kesinlikle başka markaları kullanmam. Tam tersine çeşitli markaların çeşitli ürünlerini test etmek her zaman hoşuma gitmiştir.

Hikaye şöyle başlıyor: 2015 Ekim ayında Chicago’da bulunan Magnificent Mile’daki Apple Store’dan Iphone 6s aldım. Telefonu uzunca bir süre sorunsuz kullandım fakat yaklaşık 6 ay sonra telefon şarjı olmasına rağmen aniden kendini kapatmaya başladı. Tekrardan açmak istediğimde ise sanki şarjı yokmuş gibi enerjiye bağlayın uyarısı aldım. Bu durum gittikçe daha sık yaşanmaya başladı ve telefonumun garantisi bitmeden Zorlu Center’daki Apple Store’a gittim.

iphone-6s
Magnificent Mile’da telefonu almadan hemen önce 😦

Yetkili kişi telefonumu inceledikten sonra değişim yapılacağını söyledi ve yeni verecekleri cihaza IMEI numaramı kopyalamak için telefonu aldı fakat o esnada bu telefonun kodunun Türkiye’deki herhangi bir Apple Store’da parasıyla olsa bile tamire uygun olmadığını söyledi.(Model A1633) tabii ben yıkıldım ve ne farkı var diye sorduğumda, Amerika’daki cihazlarda farklı parçalar kullanılıyor bu sebeple burada işlem yapamayız dedi ve beni gönderdi. Ulan parasını verip yaptıramamak ne demek, o kadar parayı verince ayak parmaklarımı yalatırım sana diyesim geldi ama efendiliğimi bozamadım.

Eve gelir gelmez ilk iş hemen Apple’a durumu anlatan bir mail attım ve hızlı bir geri dönüş aldım. Bunun üzerinde çalışıyoruz sizi en kısa zamanda bilgilendireceğiz dediler.

Nihayet Aralık ayının başında Apple duruma çözüm niteliğinde bir açıklama yaptı ve bazı 6S’lerde bataryanın üretimi esnasında hava alma problemi yaşandığını ve bu olayın kapanma sorununa neden olduğu açıklandı. Bu sebeple seri numarasıyla sorgulama yapılacak cihazların bu grup içerisinde yer alıyorsa bataryalarının 3 yıl boyunca ücretsiz olarak değiştirileceği söylendi.

apple
Iphoneunuzun program dahilinde olup olmadığı gösteren sayfa.

Link:https://www.apple.com/tr/support/iphone6s-unexpectedshutdown/

Haberi görür görmez Apple’ı dize getiren bir adam edasıyla bu sefer Akasya AVM’de bulunan Apple Store’a gittim. Durumu yetkiliye anlattım hemen kontrol edelim ama biraz sıra var telefonunuzu 1 hafta sonra alırsınız falan dedi. Önemli değil dedim yeterki bataryayı değiştir. Arkadaş kontrolleri yaptı ve demesin mi cihazınıza hizmet veremiyoruz falan. Dedim nasıl ya???? Cihazı değiştirin demiyorum ki. Sadece batarya değişecek. Apple’ın seri numarayla sorgulama kısmında da cihazım gözüküyor. Kız gitti arkaya taşşaklı birine sorayım dedi. Geldi ama sonuç yine aynı. Telefonu bazı avrupa ülkeleri ve tabii Amerika’da tamir ettirebilirmişim.

Açıkcası Apple bu konuda beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu olaydan şöyle bir çıkarım yapmak zorunda kalıyorum. Amerika’daki ”APPLE” ile Türkiye’deki ”APPLE” aynı ”APPLE” değil maalesef. Bu yüzden Amerika’dan Apple cihazı alırken iki kere düşünün.

Olayla ilgili iyi bir gelişme, çok yakın bir arkadaşım kısa süre sonra NYC’e gidecek, bu sayede ücretsiz değiştirebileceğim bataryayı.

iphone-4
Bu süreçte beni yalnız bırakmayacak eski bir dost. 🙂

Aynı sorunu yaşayan arkadaşlara kendi bulmuş olduğum geçici bir çözüm: kendi telefonum için söylüyorum. bazen %20, bazen %40 larda kapanıyordu. Bende %50 olduğu zaman şarj Low Power Mod’a aldım telefonu ve böyle sorunsuz kullandım. Siz de deneyin umarım yardımcı olur.

Bir sonraki yazıda Xiaomi Mi Band Serisini anlatacağım.

Görüşmek üzere…

Arnavutluk Gezisi

Merhaba,

Kısa Arnavutluk gezimi bitirdim ve sonunda yazmak için bilgisayarın yanına geçtim. Öncelikle şunu söyleyeyeyim, yazıda Arnavutluk’tan çok benim gezimi anlatacağım, çünkü Arnavutluk’ta turistik açıdan gezilebilecek pek fazla yer yok. Zaten benim gelme amacımda iş ile alakalıydı. 2. gelişimin Christmas’a denk gelmesi çok iyi oldu çünkü nüfusun büyük çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede bu dönemin bu kadar yoğun kutlanıyor olması beni gerçekten şaşırttı.

Gelişim tam olarak Cumartesi akşamı saat 19.00 civarıydı. Tiran merkeze gelince önce ışıklarla süslenmiş caddeler ve kalabalık gözüme çarptı. Hava gerçekten soğuk olmasına rağmen cafe, restoran ve sokaklar insanlarla doluydu. Arabayı park etmek için 3 otopark dolaşmak zorunda kaldık. Araba demişken Arnavutluk’ta kullanmış olduğum arabayı da paylaşayım.

mitsubishi-pajero
Mitsubishi Pajero

Arabayı park ettikten sonra yemek yemek için yer aramaya başladık. Başta dediğim gibi her yer hıncahınç doluydu. Sonunda Serendipity adında lüks denebilecek bir Meksika restoranına oturduk. Tiran, İstanbul’a göre gerçekten çok ucuz bir şehir. 4 kişi New York steak, greek salad ve şarap yaklaşık 5000 Lek yani 100TL tuttu. Söylediğim gibi bu Tiran’ın merkezinde lüks denebilecek bir restoran için geçerli fiyat.

serendipity-mexican-restaurant
Serendipity

Otelimiz şehrin merkezinde ufak bir oteldi. Tam olarak bir fiyat söyleyemesemde uygun bir fiyatı olduğunu söyleyebilirim. Ertesi gün işimiz olan baraj şantiyesine gitmek için yola çıktık. Size Arnavutluk yolları ve arabaları ile ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum: Arnavutluk’ta özellikle şehirler arası yolların büyük bölümü tek yönlü karayollarından oluşuyor. Ülke çok engebeli olduğu için yollarda viraj bol. Bu sebeple kısa mesafeseler bile uzun zamanlar alabiliyor. Arnavut sürücüler tehlikeli araç kullanma konusunda kesinlikle Türklerle yarışırlar. Gözüme çarpan bir detay, yol kenarlarında çiçek konulmuş anıt benzeri yapılar var. Burada ölümlü bir trafik kazası yaşandığı zaman ölen kişinin yakınları tarafından kazanın olduğu yere anıt yaptırılıyor. O kadar çok kaza yaşanmış ki yol kenarları botanik bahçesi gibi. Ölümlerde bana göre bir önemli faktörde arabalar. Ülkedeki arabaların %70-80’i 20-30  yıllık Alman arabaları. Ülke sanki bir araba hurdalığı.

albania-tirana-tiran-arnavutluk
Tiran

Ülkede bir diğer dikkatimi çeken şey ise dünyaca ünlü markaların bu ülkeye yatırım yapmamış olması. Starbucks, McDonald’s, BP, Shell, Carrefour, HSBC, Nike vb. çoğu ülkede görebileceğiniz farklı sektörden şirketlerin bu ülkede herhangi bir mağazasını görmek mümkün değil. Anlaşılan kapitalist güçler bu ülkede potansiyel görmedikler için yatırım yapmaya yeterli bulmamışlar. Tiran şehrinde iki adet AVM mevcut. Birisi merkezde bulunan ABA Center, diğeri ise en büyük AVM diyebileceğimiz TEG. ABA Center’a gitmedim fakat TEG’in içinde Mango, Damat gibi bilindik markalar olduğunu söyleyebilirim.

Yolculuğumuz üzerindeki güzergahlardan biri de Yunan Aktor firmasının yaptığı tünel. Diyeceksiniz ki ne var bu tünelde? Aktor firması tüneli yapmış, bitirmiş fakat Arnavutluk hükümetiyle oluşan maddi bir anlaşmazlık sonucu tünelin bir şeridini kapatmış ve tünel uzun süredir bu şekilde işletiliyor.

aktor-albania-arnavutluk
Aktor Firma’sının Yaptığı Tünel

Yaklaşık 150 dakikalık bir yolculuk sonrası inşaatın olduğu alana ulaşıyoruz. Burası Tiran’ın doğusunda kalan Mogliche köyünde yapımı süren bir baraj projesi. Tamamlandığında Avrupa’nın en yüksek asfalt çekirdekli gövdeye sahip barajı olacak. Projede 21 farklı milletten 1000’i aşkın insan çalışıyor.

statkraft
Devoll Hydropower Project

Özetle Arnavutluk, insanı cana yakın, tahminlerimce çok fazla suç teşkil eden olayın yaşanmadığı, eski zamanlarına göre sakin sayılabilecek, hoşgörülü, kendi halinde fakir bir ülke. Yazımın başında söylediğim gibi maalesef neredeyse hiç turistin gelmediği, çevresindeki ülkelere göre turizm konusunda başarısız kalmış bir ülke.

Yazı sonuna çekmiş olduğum bir kaç fotoğraf daha ekliyorum. Umarım beğenerek okursunuz. Görüşmek üzere.

İlk Yazı, İlk Blog

Öncelikle Merhaba,

Yaklaşık 2 yıldır bir blog yazmak istiyordum ve sonunda tek başıma oturmuş, internette uçak bileti bakarken birden aklıma dank etti. Daha önce hiç böyle bir deneyimim olmamıştı. Bu yüzden kısa bir araştırma yaparak WordPress platformunu buldum.(Başka platformlarda mevcut fakat en yaygın olan bu olduğu için tercihim WordPress’den yana kullandım.)

İlk defa kullanan biri olarak söylüyorum, acayip kolay. 1 saat içinde blogu hazırladım ve an itibariyle ilk yazıyı yazıyorum. 🙂

O zaman bu yazının konusunu genel olarak yazacağım şeylerden bahsederek geçeceğim. Zaten bir tanışma yazısı gibi olsun istiyorum.

Yazılarım çoğunlukla ilgi alanıma giren güncel konulardan oluşacak. İlgi alanlarım biraz geniş olduğu için yazı sıklığı konusunda sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Bu arada nedir bu ilgi alanları derseniz ”Hakkımda” kısmından öğrenebilirsiniz.

Bunlara ek olarak başımdan geçen bir olay, satın aldığım ve tanıtmak istediğim bir ürün, gidip beğendiğim bir cafe ve yaptığım geziler de yazılarımın konuları arasında olacak.

Umarım beğenerek okursunuz.

Görüşmek üzere….